İlgili Ürünler

Pamiray 300 50 mlPamiray 300 100 mlPamiray 370 50 mlPamiray 370 100 mlBiemexol 300 mgBiemexol 350 mg
 

Radyo kontrast maddeler

Radyo kontrast madde nedir?

Radyo kontrast madde ; Röntgen filmi çekimi sırasında vücuda gönderilen X ışınlarını tutan, o bölgeden X ışınlarının geçişine izin vermeyen maddelere denir.

Radyo kontrast maddeler ne işe yararlar:

  • Radyolojide kullanılan kontrast maddeler (radyo opak madde) vücudun içinden geçen X-ışınlarının tutulmasını sağlayan ilaçlardır.
  • İçi boş organları ve damarları daha belirgin ve görünür hale getirmek için kullanılır.
  • Beyaz renkte görüntü verirler.

Tanı amacı ile çeşitli şekillerde vücuda verilebilen iki tane radyo opak madde vardır :

İyot : Çeşitli organik moleküllere bağlanarak damar yolu ile vücuda verilir.
Baryum : “Baryum sülfat” şeklinde ve damar dışı yollarla vücuda verilir.

  • Bizim konumuz ile ilgili olan en önemli element ise iyottur. Çünkü radyolojik inceleme için kontrast madde olarak damar içi kullanılabilecek tek elementtir.
  • Benzoik asit molekülüne bağlanmış bir bileşik olarak kullanılır.
  • Bu bileşiklerin opaklık derecesi moleküllerine bağlı olan iyot içerikleriyle doğru orantılıdır.

İyotlu kontrast maddeler:

  • iyon halinde bulunma (iyonik)
  • iyon halinde bulunmama (non-iyonik)

Özelliklerine:

  • tek halkalı molekül (monomerik)
  • çift halkalı molekül (dimerik)

olmalarına göre sınıflandırılır.

  • Radyo kontrast maddeler ; Görüntüleme ajanlarıdır, tedavi edici ajanlar değillerdir.
  • Hidrofiliktir, düşük yağda çözünürlüğü vardır, bağlanma kapasitesi düşüktür.
  • Damar içi enjeksiyonu takiben ekstravasküler ve ekstraselüler boşluğa girer (merkezi sinir sistemine giremez).
  • Hücre içine girmez, ilacın % 90’ı böbreklerden 12 saat içinde atılır.

Radyo kontrast maddeler nerelerde kullanılır:

  • Anjiografi İntravenöz ürografi (İVU),
  • İntravenöz pyelografi (İVP)
  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • MiyelografiGirişimsel teknikler
  • Diğer incelemeler

Klasik iyotlu kontrast maddeler :

Tri-iyodo-benzoik asitin monomerik tuzları olup3 ile 5 numaralı yerde radikal bağlanma uçları mevcuttur, 2,4, ve 6 numaralı bağlanma yerinde de iyot atomları vardır, katyon ise 1 numaralı bağlanma yerindedir.

İyonik radyo kontrast maddelerde ; Moleküldeki radyo opak bölüm anyon bölümüdür, fakat hem anyon hem katyon bölümleri ozmotik olarak aktiftirler, ve bu nedenle de plazmaya göre hipertoniktirler.

Sonra en temel “tri-iyodo benzoik asit” molekülü aşağıdaki şekilde sentezlenmiştir.

  • Damar içi inceleme için kullanılan iyonik kontrast maddelere ayrıca “Yüksek Ozmolaliteli Kontrast Maddeler” (HOCM) denir, ve klinikteki normal kullanımda plazmanın ozmolalitesinin 7 ile 8 katı daha yoğundurlar. Bu yüksek ozmolalite vücuttaki şu yan etkilerin en azından bir çoğundan sorumludur :
  1. Ağrı
  2. Endotel hasarı
  3. Tromboz ve tromboflebit
  4. Kan-beyin bariyeri bütünlüğü bozulması
  5. Anjiografide bradikardi
  6. Pulmoner dolaşımda basınç artışı
  • X-ışını emilme ve kontrast özelliği azalmadan düşük ozmolaliteli kontrast madde yapmanın 3 yöntemi mevcuttur :
  1. Non-iyonik monomer
  2. İyonik dimer
  3. Non-iyonik dimer
  • Non-iyonik kontrast madde molekülleri ayrılma yapmazlar, ve suda çözünebilirlik özellikleri de çeşitli hidrofilik hidroksil gruplar ile sağlanabilmektedir.
  • Tri-iyodo non-monomer moleküllerin ozmolalitesi iyonik monomer moleküllere göre yarı yarıya daha düşüktür (3:1 oranlı ajanlardır, veya 3 oranlı ajanlardır).
  • Radyo kontrast maddeler damar yolu ile enjekte edildikten sonra, bazen ölümle sonuçlanan yan etkilerin kontrast madde molekülünün çok yüksek ozmolalite özelliği göstermesinden ötürü olduğu anlaşılmıştır.
  • “Düşük Ozmolaliteli Kontrast Madde” lerin (LOCM) sentezlenebilmesi sonucunda bu yan etkilerde çok belirgin düşüş sağlanmıştır.

Ozmolalite, her birim hacim solüsyon başına düşen molekül sayısı ,yanı başka bir deyişle bir solüsyondaki aktif osmotik partiküllerin tümünün moleküler konsantrasyonu.

  • Bu gelişmeler ve bilgiler ışığında ilk düşük ozmolaliteli non-iyonik kontrast madde 1969 yılında sentezlendi. Bu madde metrizamid (Amipaque) idi. Burada pozisyon 1’deki karboksil grup yerine birçok hidroksil grup içeren D-glukoz grubu konulmuştu.

İyonik kontrast maddelerin yan tesirleri:

  • Hipertoniktirler : Yan tesirlerin en önemli nedenidir. Plazmaya göre 5 ile 8 kat hipertoniktirler(standard bir solüsyona göre ozmotik basıncı yüksek olan yanı solüsyonun fazla yoğun olması). Bu da enjekte edilen maddenin yapısından bağımsız olarak, direkt vücuda fiziki zarar verebilecek durumdur.
  • Kan damarlarında endotel harabiyeti yapar. Damar duvarında hücre bağlarını zayıflatır, kılcal damar geçirgenliğini artırır, trombüs oluşma riskini artırırlar.
  • Kan-beyin bariyerine zarar vererek geçirgenliği artırırlar.
  • Eritrositlerin içinden su çekerek daha katı olmalarına ve esnekliklerinin azalmasına neden olurlar, bu durum ise eritrositlerin damar yatağından geçmesini engelleyerek tromboz oluşmasına, beyinde iskemi oluşmasına, miyokard enfarktüsü oluşabilmesine neden olurlar.
  • Genel ; Hipotansiyon
  • Kalp rahatsızlığı olanlarda ve yaşlı hastalarda bu tablolar daha ağır seyreder

Non iyonik kontrast maddeler:

  1. Non iyonik monomer (tek halkalı)
  2. Non iyonik dimer (çift halkalı)

olarak iki grup altında incelenir.

  • Molekül tuzundaki asit radikal, suda eriyen non-iyonik radikal ile yer değiştirmiştir.
  • Böylelikle non-iyonik, düşük ozmolaliteli radyo kontrast madde oluşmuş olur.

Suda çözünebilir olmanın yanısıra, araştırmacılar farketmişler ki damar içi kompartmanda optimal bir opaklık sağlayabilmek ve de yan etkileri azaltmak amacıyla bir kontrast madde olabilecek en fazla iyot atomu içermeli, bunun yanında da minimum sayıda ozmotik olarak aktif molekül içermelidir. Bu şekilde toksisite etkileri minimum olabilecekti. Bunun sonucunda “iyot oranı” kavramı ortaya atıldı ; bir kontrast moleküldeki iyot atomlarının moleküldeki ozmotik olarak aktif partiküllerin oranı doğmuş oldu.

  • Pamiray solüsyonu yeni bir X-ışını kontrast maddesidir, ve mevcut kontrast maddelerle kıyaslanacak ölçüde çok iyi fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri vardır.

İÇERİĞİ

  • Pamiray 300 enjeksiyon solüsyonunda her bir mL ’de 0.612 g iopamidol vardır, bu seviye ise 300 mg iyot’a karşılık gelmektedir.
  • Pamiray 370 enjeksiyon solüsyonunda her bir mL’de 0.755 g iopamidol vardır, bu seviye ise 370 mg iyot’a karşılık gelmektedir.
  • Pamiray 300 ve 370 enjeksiyon solüsyonu ayrıca 1.0 mg/mL tromethamine, 0.39 mg/mL edetate calcium disodium, hidroklorik asit, ve enjeksiyonluk su içermektedir.

Pamiray 300, Pamiray 370, X ışınları, Radyo kontrast madde

Dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Böbrek fonksiyon bozuklukları orta dereceden ciddiye kadar olan (kan üre miktarının yükselmesi ile belirlenir) hastalarda ve diyabetlilerde de dikkatli olunmalıdır. Hasta uygulamadan önce ve sonra iyi bir şekilde hidrate olursa, böbrek fonksiyonlarının önemli derecede bozulması minimize edilmiş olur. (hidrasyon tercihen intravasküler infüzyon şeklinde kontrast madde uygulamasından önce başlanıp, uygulamadan sonra devam edilmeli ve kontrast madde böbreklerden atılana kadar sürdürülmelidir.)
  • Bu hastalardaki uygulamadan sonra böbrek fonksiyonu ile ilgili parametreler izlenmelidir. (Böbrek fonksiyonu tetkik öncesindeki seviyeye dönene kadar yeni kontrast madde tetkiklerini ertelemek.) Yanı yeniden inceleme için 5-7 gün beklenmelidir.
  • İyotlu kontrast maddeler diyalizle temizlenebildiğinden diyaliz hastaları, radyolojik işlemler için kontrast madde alabilirler.
  • İyotlu kontrast madde uygulaması miyastenia gravis semptomlarını artırabilir.
  • Akut veya kronik alkolizm kan-beyin bariyeri permeabilitesini artırabilir. Bu da kontrast maddenin serebral dokuya geçişini kolaylaştırarak, muhtemel MSS reaksiyonlarına yol açar. Düşük atak eşiği olasılığı nedeniyle de alkoliklerde ve ilaç bağımlılarında da dikkatli davranmalıdır.
  • Genellikle vücut ağırlığının (VA) kilogramı başına 1,5 gram iyot iyi tolere edilmektedir.
  • Doz, hastanın yaşına, ağırlığına ve genel durumuna bağlı olarak değişebilir.Ayrıca klinik problem, inceleme tekniği ve incelenecek bölgeye de bağlıdır.
  • Bazı özel durumlarda erişkinlerde 300-350 ml’lik dozu aşmak gerekiyorsa, ilave su ve mümkünse elektrolitler verilmelidir.
  • Bilgisayarlı tomografide; gerekli olan kontrast madde dozları ve veriliş hızlı, incelenecek organa, diagnostik probleme ve özellikle kullanılan tarayıcıların farklı tarama ve görüntü oluşturma sürelerine bağlıdır.

Hamilelik ve Laktasyonda kullanım:

  • Gebelikte mümkün olduğunca radyasyondan kaçınılmalıdır ve kontrast madde olsun veya olmasın X-ışınlı tetkikin yararları olası risklere karşı özenle tartılmalıdır.
  • Bu tarz ilaçlar hamilelerde, ancak mutlaka gerekli ise kullanılmalıdır.
  • Anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
  • İhtiyati bir önlem olarak radyo kontrast madde uygulanmasından önce anne sütü ile beslenme kesilmelidir; kontrast maddenin verilmesinin üzerinden en az 24 saat geçmedikçe yeniden başlanmamalıdır.

Genel Bilgiler:

  • X-ışını tetkikinin iki saat öncesinden itibaren hastalar yemeği veya içmeyi kesmelidir.
  • Kullanılmadan önce vücut ısısına ısıtılan kontrast madde daha iyi tolere edilir ve azalan viskozite nedeniyle daha kolay enjekte edilir.
  • Hasta, son enjeksiyondan sonra en az 15 dakika boyunca yakın gözlem altında tutulmalıdır, çünkü ağır reaksiyonların çoğu bu sırada ortaya çıkmaktadır.

 

Birlikte kullanılan ilaçlar:

  • Nöroleptik, analjezik, antiemetk,ve fenotiazin türevleri gibi nöbet eşiğini düşüren ilaçlarla tedavi, tetkikten 48 saat önce kesilmelidir. Tedaviyeişlemden 24 saatgeçmedikçe yeniden başlanmamalıdır.
  • Antikonvülzif tedavi kesilmemeli ve optimal dozajda uygulanmalıdır.

Kullanım Talimatı:

  • Kontrast madde kullanım öncesinde görsel olarak incelenmeli ve renk değişikliği görüldüğünde, partikül mevcudiyetinde (kristalleşme dahil), berrak değilse ya da şişede hasar görüldüğünde kesinlikle, kullanılmamalıdır.
  • Bir tetkik sonrası kullanılmamış olan kontrast madde solüsyonu veya bağlantı boruları gibi artık maddeler atılmalıdır.
  • Kontrast madde solüsyonu içeren ampul veya şişeler, çoklu dozların çekilmesi için tasarlanmamıştır. Lastik tıpa asla bir defadan fazla delinmemelidir. Tıpayı delmek ve kontrast maddeyi çekmek için uygun çekme kanülünün kullanılması önerilir.
  • Lastik tıpanın delinmesi ve kontrast maddenin çekilmesi için uzun uçlu ve maksimum 18G çaplı kanüller önerilir (Lateral deliği olan bu işe uygun çekiş kanülleri özellikle uygundur).
  • Kontrast madde, kullanımın hemen öncesinde şırınganın içine çekilmelidir ve seyreltilmemelidir.
  • Enjektörden hastaya giden tüp (hasta tüpü), kros kontaminasyonun önlenmesi amacı ile her hastadan sonra değiştirilmelidir.
  • İşlemlerden sonra nadir de olsa ciddi tromboembolik komplikasyonlara yol açan pıhtılaşma riskini en aza indirebilmek için, non-iyonik maddenin enjektördeki kanla temas halinde kalmasına izin verilmemeli, ve intravsküler kataterler sık sık püskürtme ile yıkanmalıdır (örneğin heparine salinle).
  • Kontrast maddeden başka ilave bir çok faktör de tromboembolik olayların gelişimine katkıda bulunur. Bunlar, işlem süresi, enjeksiyon sayısı, kateter ve şırınga materyali (cam , plastik), altta yatan hastalığın durumu ve beraber kullanılan ilaçlar da dahildir.
©2012 Biem İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Biem İlaç San. ve Tic. A.Ş. Turgut Reis Cad. No:21 Tandoğan/Ankara Tel: (0312) 230 29 29 Fax: (0312) 230 68 00
Sitemizde yer alan bilgiler, hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitemizin ürünler bölümü sağlık çalışanları içindir.